"Sence balıklar konuşabilir mi?" diye sordu bana. Cevabımı beklemeden yeni sorularla devam etti: "Akdeniz'in rengi hep değişiyor, neden? Balıklar suyun dibinde nasıl nefes alıyorlar? Hiç denizkızı gördün mü sen? Nice'ten başka şehirlere de uğruyor mu Akdeniz?" Belli ki karşımdaki Nice'de yaşayan Küçük Dedektif Daniel'di. Her şeyi merak eden, hep daha çok şey tanımak ve öğrenmek isteyen Daniel. Yalnızca o, böyle ardı ardına sorular sorar, büyüklerin cevaplarıyla yetinmez, düşünüp kendine özgü cevaplar bulurdu her soruya… Biz de Küçük Dedektif Daniel'in her sözüne değer verdik. Çünkü dünya ancak Küçük Dedektif Daniel gibi çocukların kendilerine özgü bakışlarıyla güzelleşir; özel ve anlamlı bir yere dönüşebilir. Daniel'i herkes "Küçük Dedektif" olarak tanıyor. Ama Küçük Dedektif Daniel, herkesin bildiği dedektiflerden değil! O, "Yaşam Dedektifi"!.. Gördüğü, yaşadığı her şeye dikkat ediyor, merak ediyor; aklına takılan her şey hakkında düşünüyor; soruyor, soruşturuyor, yanıtlar buluyor… Belki de bu nedenle, biz Küçük Dedektif Daniel'i çok sevdik! Siz ne dersiniz?!..

Benzer Kitaplar